📣 🎉 YENİ EĞİTİM! Ürün Yönetimi Temelleri eğitim programımız açılmıştır. Detayları Eğitimler menüsünden görebilirsiniz. 📣 🎉

Bağlantı Kopyalandı!

Bülten #43: Sonuç-odaklı zihinsel modeller

Bültene hoş geldin 👋

Bu sayıda geçmiş bir sayımızda konuştuğumuz “Input > Output > Outcome” yaklaşımını biraz daha açıp, odağımızı çıktıya değil sonuca vermeye yarayabilecek zihinsel modeller üzerine fikir yürüttük (link o sayıya gidiyor). Yol haritası planlarken ya da bir beyin fırtınası anında açıp bakıp ilham alabileceğiniz bir yazı olsun istedik. Umarız faydalı olur!

İyi internetler,
Burcu


Sonuç-odaklı zihinsel modeller

Düşünürken genelde pek de bir yöntem izlemiyoruz, hem birey olarak hem de ekip olarak. Bir yerden ortaya bir soru atıldığında ilk tepkimiz çoğunluk soruyu cevaplamak oluyor örneğin, ve cevabı verirken genelde varsayımlarımızı ya da kişisel geçmişimize dayanan yargılarımızı kullanıyoruz. Bu aslında olabilecek en iyi cevabı aramak yerine harcadığımız eforu optimize etmek oluyor (bilişsel önyargılar sayımızda biraz bu sürecin evrimsel biyolojideki yerini anlamıştık). Halbuki soruyu etraflıca anlamak, yani geldiği yeri, amacını, sebebini özümsemek ve sorulan sorudan ulaştığımız çözüme mantıklı bir bağlantı kurarak gitmek sonucunda vardığımız şey, aklımıza ilk gelen cevap olmayabilir. Özellikle de konu bir ürünü geliştirmek ve yönetmekse, riske attığımız kısım baya büyük. Tabii ki konu üzerine deneyimli olmak riski azaltıyor ama sonuçta en doğrusunu yaptığımızı nereden bilebiliriz ki? Özellikle beyin fırtınalarında bolca detay odaklı soruyu cevaplamaya çalışırken kaybedilen vakitleri, tam da cevaplanamayan önemli soruları, verimsizlikle sonuçlanan sıralarca toplantıyı düşünürsek buradaki yönlendirici gücün eksikliğini daha iyi anlayabiliriz.

İşte burada devreye zihinsel modeller giriyor: Zihinsel modeller, kompleks yapıları basitçe özetleyen ve nasıl çalıştığını anlatan sunuşlar. Kişilerin olguları daha kolay anlamalarına ve daha doğru kararlar almalarına yarıyor. Düşüncelerimizin kalitesi kullanabildiğimiz mental modellerin sayısı arttıkça güzelleşiyor: Bir şeye bir sürü yönden bakabilmek, onun gerçekliğine çok daha yakın olmak demek — 2 boyut ve 3 boyut farkını düşünün örneğin. Ya da bir ormana bakıp içinde var olan ekosistemi, iklim değişikliğine verdiği tepkiyi, renk paletini, sakinlerinin çıkardığı sesleri, bulunduğu arsanın tarihi geçmişini ve ederini anlayabilmek ve yorumlayabilmek gibi. Zihinsel modeller özetle bu türlü türlü karmaşık bilgiyi hatırlamaya, organize etmeye ve anlamaya yarayan karar verme modelleri bütünü oluyor.

Malcom Weigh GIF - Malcom Weigh Zero - Discover & Share GIFs
Dewey sezonlar ilerledikçe evin akıllısı oluyor hakkını yemeyeyim.

Ürün yönetiminde de zihinsel modellerin kendine yeterince yer bulamamasıyla bilişsel önyargıların tuzağına çokça düşülen bir konu var: Çıktıya (output) odaklanmak. Yeni özellikler canlıya almanın kullanıcıya ve ürüne değer katmaya eşdeğer olması. Ölçmenin kolay olduğu, yapılan işle doğrudan bağlantılı olmayan lagging metrikleri hedef olarak koyup gerçekte üretilen değeri ölçümleyememek. Böyle olunca şu soruyu cevaplamak genelde mümkün olmuyor: Başarılı olup olmadığımızı nereden bileceğiz? (Bu konuyu “Input > Output > Outcome” sayısında biraz daha detaylı konuşuyoruz, vakıf değilseniz buyrun.)

Bu gibi eğilimleri olan bir ürün geliştirme kültürünü değiştirmek gerekiyor ki bir şeylerin sebep ve sonuçları herkese anlamlı gelsin. Bunu yapmanın en sağlıklı yolu da sonuç (outcome) ve çıktının aynı olmadığına ve asıl odağın sonuçta toplanması gerektiğine dair önce kendimizi, sonra da ekibi ve organizasyondaki diğer paydaşları ikna etmemiz ve eğitmemiz. Bu pratiği de öncelikle düşünme şeklimizi geliştirerek, yani zihinsel modellerimizi çeşitlendirerek edinebiliriz diye düşünüyorum. Ürün yönetirken sonuca odaklanmaya yarayan ve öğrendikçe sevdiğim birkaç zihinsel model var, şöyle:

  1. Etki haritalama (impact mapping)

  2. Etkiden sonuca haritalama (impact to outcome mapping)

  3. Fırsat haritalama (opportunity mapping)

Biraz bu başlıkları açalım.

1. Etki haritalama — impact mapping

Etki haritalama, Gojko Adzic tarafından ortaya atılan, paydaşları ve ekipleri en yüksek değeri yaratan ve iş odaklı sonuçlar almayı kolaylaştıran özellikler konusunda hemfikir olmaya yönlendiren bir zihinsel model. Bu modellemenin sonunda üzerine düşündüğümüz hangi özellikler amaca en çok hizmet eder, hangi potansiyel etkileri hangi varsayımlarla bu özelliklere bağlıyoruz gibi soruların cevabı büyük oranda ortaya çıkıyor — ekipçe fikirleşmek ve aynı noktaya gelmek oldukça kolaylaşıyor. Etki haritası, 4 basit adımda oluşturuluyor:

  1. Niye bu konuya eğiliyoruz? Nereye varmak istiyoruz? Bu sorunun cevabı “Amaç”ımız olacak.

  2. Aradığımız etkiyi kimler yaratabilir? Müşterilerimiz ya da kullanıcılarımız kimler? Bu soruların cevapları “Aktör”lerimiz olacak ve her bir aktörü amacımıza bağlayacağız.

  3. Aktörlerimiz amacımıza ulaşmamızı nasıl sağlayabilir? Amacımıza vardığımızda bu aktörlerin davranışları nasıl değişmeli? Bu soruların cevapları potansiyel “Etki”lerimiz olacak ve her bir etkiyi ilgili aktörümüze bağlayacağız.

  4. Amacımıza ulaşmamızı sağlayacak ve aradığımız potansiyel etkiyi destekleyecek ne üretebiliriz? Bu sorunun cevapları “Çıktı”lar olacak ve her bir çıktıyı potansiyel gördüğümüz etki ya da etkilere bağlayacağız.

Görseldeki örnek görece basit tabii, gerçek dünyada muhtemelen çokça potansiyel etki ve çıktı olacak, orada da etkiler üzerine ekipçe çalışıp sayıyı azaltmak ya da en önemli görülenleri çeşitli önceliklendirme metodlarıyla belirleyip tutmak gerekecek. Ama bu basit görselde bile bazı şeyler çok açık: Herhangi bir etkiye bağlanamayan çıktılar kendine yer bulamadı. Potansiyel etkilere dair bazı varsayımlarımız var (“mevcut kullanıcılara haftalık emailler gönderirsek ürüne daha çok gelirler”). Önemsediğimiz potansiyel etkiye götürecek çıktıları biliyoruz ve önceliklendirebiliriz. Birden fazla önemli etkiye bağlanan bir çıktı varsa da keza şahaneyiz. Baktık bu çıktı ulaşmaya çalıştığımız hedefe götürmedi, bir sonraki etki-çıktı ikilisini yine aynı haritayı kullanıp güncelleyerek bulabiliriz, en baştan her şeyi düşünmeye gerek yok.

2. Etkiden sonuca haritalama — impact to outcome mapping

Bu zihinsel model, etki haritalamanın bir değişik versiyonu. Daha çok ürün ekibi içinde değil de, yönetim ekibi ya da kurucu ekiple ortaya çıkarılması tavsiye ediliyor çünkü amaç bu ekiplerin ürün geliştirme pratiklerini besleyen zihinsel modeller edinmesini sağlamak. Adımlar şöyle:

  1. Odadaki en yüksek kazancı olan kişiye (HiPPO) en stratejik hedefini soruyoruz ve en tepeye yazıyoruz.

  2. Aynı kişiden ya da yine yönetim ekibinden birinden bu hedefe ulaşabilmek için tutturulması gereken başarı metriklerini yazmasını istiyoruz. Bu yazılanlar bizim etki metriklerimiz oluyor.

  3. Her bir etki metriğine ulaşmak için kullanıcıdan ya da müşteriden beklenen davranışları belirliyoruz ve ilgili metriğe bağlıyoruz. Bu davranışlar bizim sonuçlarımız oluyor.

  4. Her bir sonuca ulaşmak için de, yine kullanıcıdan ya da müşteriden beklenen davranışları belirliyoruz ve ilgili sonuca bağlıyoruz.

  5. Ekipteki her bir kişiye organizasyondaki toplam ürün ekibi sayısı kadar (en fazla 10 olacak şekilde) oy kullanma hakkı veriyoruz ve ekibin odaklanması gereken sonuçlar hangileri olsun istiyorlarsa bu sonuçlara oy vermelerini istiyoruz.

Böylece yönetim ekibi neyi niye yapacağımızı, sonuç olarak ne beklediğimizi ve alternatif denemelerin neler olabileceğini özümsedi ve bir ürün geliştiricisi gibi zihinsel modeller geliştirebilir oldu.

3. Fırsat haritalama/ağacı — opportunity mapping/tree

Fırsat haritaları, kullanıcılarla etkileşime geçilip öğrenilen türlü keşif çıktılarını yani fırsatları sonuçlara bağlamaya ve deneylerle etkilerini ölçümlemeye yarıyor (“Devamlı keşif” ya da “Continuous discovery” üzerine yazacağım umarım bir ara). Sayısız keşif çıktısı arasından seçim yapmak çoğu zaman hayli zor, izafi olarak küçük görünen bir fırsat aslında bir dizi fırsatlar zincirinin kapısını açarak bambaşka bir etki yaratacak olabiliyor ve bunu bir bakışta anlamanın bir yolu yok. Bu ağaç yapısı aslında bu fırsatlar arasındaki bağımlılık ilişkilerini de görmeye yaradığından açık bir yol haritası çizmeyi de sağlıyor.

Adımlar şöyle:

  1. Yine stratejik bir hedefi seçerek işe başlıyoruz. Bu bizim istediğimiz sonuç.

  2. Kullanıcı araştırmamızdan edindiğimiz ihtiyaçlar/acı noktaları/zorlukları (fırsatlar) istediğimiz sonuca bağlıyoruz. Burada yapı diğer haritalarda olduğu gibi olmak durumunda değil, yani bir fırsata başka bir fırsat ya da fırsatlar (child opportunity) bağlanabilir. Eğer araştırma yaparken kullanıcılara devamlı “neden” sorusunu sormuşsak ya da devamlı keşif yapıyorsak bu ağaç da sere serpe ortaya çıkıverecek muhtemelen.

  3. Bu fırsatları değerlendirmek üzere olası çözümleri düşünüyoruz ve her bir son basamak fırsatını ilgili çözümlere bağlıyoruz. Önerilen yaklaşım her bir fırsata birer ikişer çözüm üretmek değil, birkaç fırsata çoklu çözümler düşünmek. Herhangi bir fırsata bağlanmayan çözümün ağaçta yeri yok.

  4. Her bir çözüm için doğrulamak istediğimiz deneyleri yazıyoruz. Tek bir çözüme dair listelediğimiz tüm deneyleri yapıyoruz ve her bir çözüm için bu deneyleri doğruladığımızda da aslında en gelecek vadeden çözüme ulaşmış oluyoruz.

Bu zihinsel model bana göre çözüm yerine probleme odaklanmayı en çok kolaylaştıranı. İşi deneylerle yani ölçülebilir veriyle desteklediğimiz için sonuçta ayağımızı yorganımıza göre uzatmış oluyoruz, yanlış yollara sürüklenmekten olabildiğince erken ve minimum eforla kaçınmış oluyoruz. Oldukça analitik ve organize bir yaklaşım olması, basit görselliğiyle anlaşılır olması ve kullanıcı araştırmalarını merkezine alması da cabası. Deneyip doğrulanan bir fırsat istediğimiz sonuca bizi X yaklaştırıyorsa, bu fırsatın bağlı olduğu üst fırsatın bizi sonuca 2-3X yaklaştırması da çok olası.

Faydalı kaynaklar

  • 🧿 Üretim Bandı Podcast: Continuous Product Discovery with Teresa Torres – Link — Eran’la Teresa’nın devamlı keşif pratikleri üzerine sohbeti.

  • “Impact Mapping” keynote, Gojko Adzic – Link — Fikrin mimarından güzel bir sunum.

  • “Justify your product decisions and get stakeholder buy-in”, Teresa Torres – Link — Opportunity mapping üzerine güzel bir sunum.

  • “Opportunity Mapping: An Essential Skill for Driving Product Outcomes” – Link — Opportunity mapping üzerine güzel bir okumalık.

  • “Tips and tricks for Impact mapping” – Link — Impact mapping üzerine türlü türlü kaynaklar.

İş İlanları

🆕 Ürün Yönetimi alanında iş mi arıyorsunuz? İlginizi çekebilecek pozisyonlardan haberdar olmak ister miydiniz? ☝️

Üretim Bandı network’ünde PM, Head of Product, APM vb. ürün pozisyonları için takım arkadaşı arayan ve bizimle iletişime geçen şirketler oluyor. Bu sebeple firmalarla ilgilenen kişileri bir araya getirdiğimiz bir havuz oluşturmaya başladık.

Siz de pozisyonlardan haberdar olmak istiyorsanız bu formu doldurabilir misiniz?


Bu sayılık bu kadar!

Yazılarımızı seveceğini düşündüğünüz birileri varsa, aşağıdaki butonu kullanarak haberdar edebilirsiniz:

Share Üretim Bandı Bülten

Bültenler
Bültene hoş geldin 👋 Geçen sayıda “Özellik/ürün uyumu”na yaptığımız girişten sonra serinin ikinci bölümündeyiz: Uyumun sağlanamadığını anlamaya yönelik…...
Bültene hoş geldin 👋 Bu sayıda yine mini bir seriye başladık: “Özellik/ürün uyumu”. Hakkının üç sayı olduğunu düşündüğüm…...
Bültene hoş geldin 👋 Bu sayıda mini serimizin son bölümündeyiz: “Bilgiyi arama davranışları”nı bir sürelik noktalıyoruz. İlk sayıda…...